Kimsesız Çocuk

Oyun oynarken düşüp dizi kanayan çocuğun hiç ağlamadan kalkıp silkelenmesi gibi…
Hayattan aldığımız her darbeye karşi kalkip silkelenmek…
Canı acısada oyuna doymayan çocuk
Gibi..
Aldığımız her darbeye karşı doymadan,
Sabretmek,mücadele etmek…
Yorulduğunu bilmek,
Kalp atışının hızını kulaklarında çınlayışlarıyla hissetmek…
Aldırış etmeden devam etmek…
Nefesiyle beraber yutup,
Anlaşılmayan cümleleri gibi çocuğun…
Her defasinda düşüp nefes nefese kalmak,
Cümleleri boğazında yuta yuta anlatmaya çalısmak,hiç pes etmemek…
Her düşüşte tekrar ayaklanmak…
Her nefeste yutulan sözü tekrar tekrar tekrarlamak…
Çoçugun yere düşüp kanayan dizlerini anlatmasi gibi,
Anlatmak yaşadıklarini, boğazinda düğümlerle…
Sanki o anı tekrar yaşarmışçasına…
Gözlerinin yaşla dolması…
Acısinı anlatacak birini bulmak…
Sığınacak liman aramak…
Saçlarını okşayacak Anne…
Oğlunun dizini görünce endişelenen baba aramak…
Düşünecek bir insan aramak…
Ve o onu düşunecek insan ararken,
Kimsesiz bir çoçuk olduğunu hatirlamak…
Ne acıdır değil mi?
Bir zamanlar büyük bir ailenin çok sevilen çoçuğuyken,
Sonra kimsesiz çocuk olmak…
Her düşüşünde kendi kalkmak,
Her ağlayışında kendi gözyaşlarını silmek…
Her düşüşünde hatırladığı kimsesiz çocuk olmak…

Ayfer Genç